|
Tarihçesi :
Beldemizin yerleşim yeri olarak şimdiki Gökçen
Fatih Mahallesi üzerinde Lidya’lılar zamanında
kurulduğu; Beldemizde yapılan arkeolojik kazılar
neticesinde ortaya çıkmıştır.Yapılan bu
kazılarda o döneme ait su yolları,hamam ve
mozaik işlemeli yapı kalıntılar bulunmaktadır.
Beldemiz, 1300 yıllarında Aydınoğullarından
Mehmet Bey tarafından ele geçirilmiş ve adı
FETİH olarak isimlendirilmiştir.Bu isim, zamanla
halk dilinde değişikliğe uğrayarak FATA olarak
kalmıştır.
1957 yılında Fata ; Beldemizin bir
diğer mahallesi olan Kahrat Köyü ile
birleşip,Belediyelik olunca;burasının ismi
Gökçen olarak değiştirilmiştir
Kahrat ;Aydınoğullarından Mehmet Bey’in
Kara Ehat Bey’e vermiş olduğu çiftliğin zaman
içerisinde köye dönüşmesiyle ismi KARAEHAT Köyü
olarak kalmış;bu isimde zamanla KAHRAT olarak
değişmiş ve bugünde Beldemizi oluşturan bir
diğer yerleşim yerimiz olmuştur.
Beldemizin
bugünkü ismi olan Gökçen adı; asıl adı Hüseyin
olan 1891 yılında Ödemiş'de doğup;Kurtuluş
Savaşına katkılarıyla tanınmış GÖKÇEN EFE ‘den
gelmiştir.
Ünlü
efelerden Çakırcalı Mehmed Efe'nin akrabası ve
sağ kolu olan Gökçen Efe Tire'de Gümce Dağı'nda
birkaç yıl eşkiyalık yaptıktan sonra Mahmud
Celal Bey'in (Bayar) aracılığıyla 1914'te
bağışlanıp, İzmir ve yöresinin Yunanlılarca
işgali üzerine gönüllü olarak Kurtuluş savaşı'na
katılmıştır.
57. Tümen Komutanı Miralay Şefik (Aker) Bey'in
gözetiminde oluşturulan Kuvayi- Milliye
örgütlenmesi içinde yer almıştır.Haziran
1919'da, Yunan ileri harekatını durduran Köşk
Cephesi'nde savaşmış ; Fata ve Kemerdere'de
baskınlar düzenlemiştir ve Yunanlılara ağır
kayıplar verdirmiştir. Ekim 1919'da Fata
yöresinde Yunan toplu saldırısının
geciktirilmesini sağlamış, 13 Kasım 1919'da Fata
yöresinde Yunan birlikleriyle şiddetli bir
çatışmaya girmiştir. Üç gün süren çatışmalardan
sonra, siperine girmeyi başaran bir Yunan
askerince 16 Kasım 1919'da süngülenerek
öldürülmüştür. Gökçen Hüseyin Efe; savunurken
öldüğü Fata bucağına onun anısına 1958Yılında
Gökçen adı verilmiştir. |